4 Mayıs 2010 Salı

…Ve Heyecan Başladı | Tolga Yangın

Sevgili Okurlar,

Uzun zamandır Berko Ailesi olarak heyecanla beklediğimiz Bahar Turnuvası nihayet start aldı. Turnuva süresince ve elimden geldiğince, tarafsız olarak, gözlemlediğim karşılaşmalar ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım. Öncelikle bu konudaki heyecanımı mazur görmenizi ve eğer sürç-ü lisan eder isem affetmenizi şimdiden rica ediyorum.

Turnuvanın, Fair Play ruhuna yaraşır bir karşılaşmalar zinciri olması pek tabi ki hepimizin en büyük arzusu. Bu ruh sadece maçlara değil, yorumlara, görüşlere de yansımalı tabi ki. Bunu da sanırım tarafsız yorumlarımızla, gerek latife ederek, gerekse övgülere yer vererek gösterebileceğimize inanıyorum. Kısaca, bu turnuvanın şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Şimdi gelelim izlemiş olduğum dünkü karşılaşmalar ile ilgili görüşlerime;

Hem Sultanbeyli hem de Kartal halı sahalarında gerçekleştirilen turnuvanın ilk maçları, birbirinden değerli çekişmelere sahne oldu. En azından benim izleyebildiğim Kartal halı sahasındaki karşılaşmalar için bunu söyleyebilirim. Dün her iki sahada da karşılaşmalar vardı, lakin ilk karşılaşmanın saat 19:00’da, diğer maçın yarım saat daha geç, saat 19:30 da başlıyor olması ilk maçın ilk yarısını seyredebilmeme olanak sağladı. Saat 19:00’daki maç Berkalona ve Asya United takımları arasında gerçekleştirildi. İzleyebildiğim ilk yarıya bakar isek, her iki tarafın maçı çok fazla ciddiye aldığını söyleyebilirim. Her iki takım da kontrollü bir şekilde hücuma kalkan, defansta açık vermeden orta sahada top çevirmeye çalışan bir takım görünümünde idiler. Diğer bir deyişle takımların birbirilerini tarttıkları bir ilk yarı söz konusu idi. Lakin karşılaşmaları daha çekişmeli hale getiren olayın, her zaman taraflardan birisinin gol atması olduğu için ve bu gol düellosunun da ilk yarının ortalarına doğru başlamasından dolayı, karşılaşma daha izlenir bir seyre doğru yol aldı. İlk yarıyı tek bir cümle ile ifade etmek gerekirse, her iki takımında turnuva süresince diğer takımların karşısına güçlü rakipler olarak çıkacakları ve bu turnuvanın gerçekten beklenin ötesinde çekişmeli karşılaşmalara sahne olacağıdır.

Turnuvanın saat 19:30’da başlayan diğer karşılaşmasına gelirsek, özellikle iddialarının ötesinde kupaya kesin gözü ile bakan Altınayaklar takımı ile Real Üretim arasında oynanan karşılaşma için ön özet olarak ilk söylenebilecek şey, bekleneni veremeyen vasat bir karşılaşma olduğudur. Açıkçası, temel kadrosunu korumuş ve bir çok hazırlık maçı yapmış olan Altınayak’ların henüz yeni kurulmuş olan Real Üretim takımı karşısında daha aktif bir futbol sergilemesini beklerdim. Tabi ki turnuvanın verdiği heyecan ve stres hazırlık maçları kadar rahat oynamalarına imkan vermemiştir, lakin hazırlık maçlarının da anlamı budur zaten, asıl maçlara hazır olmak. Eğer turnuvada bir yerlere gelmek isteniyorsa, her iki takımın da bundan daha çok şey yapması gerekir. Bu karşılaşmada favori olarak değerlendirdiğim Altınayaklar’da nedense top kontrolü inanılmaz düşük seviyelerde idi. Karşılaşma süresince ileri uç ile defans arasında müthiş boşluklar vardı. Bu da Altınayaklar’ın orta saha probleminin hala devam ettiğini göstermekte. Oyunu sadece forvet adamına yani Murat üzerine kurmak, hayli risk içermekte. Eminim ki takım kaptanı Engin Bey durumun farkında ve gelecek maçlara bu konu ile ilgili farklı önlemler alacaktır diye düşünüyorum. Üç pas bile yapmakta zorlanan bir takım görünümünden kurtulup daha kontrollü bir futbol sergilenmeli. Oyuna ikinci yarı giren Fırat’ın biraz olsun defansı rahatlattığını söyleyebilirim. Kalede Mustafa ise halen güven vermekte.

Real Üretim ise, daha yeni bir takım olmanın dezavantajı ile sahaya çıkması, oyunun kendileri için zor geçeceğinin bir işareti idi. Top kaybı yüzdesinin bu takım içinde hayli yüksek olduğunu söyleyebilirim. Yine de maçın son dakikalarına kadar mücadeleyi sürdürmeye çalıştılar. Gel gelelim maçın hakemi Tarık Bey’e; oyunun genelinde kontrolü elinde tutan, hafif sertliklere müsemma göstererek, oyunun birçok defa kesilmesine engel olan bir hakem görünümünde idi. Böylelikle oyuna bir süreklilik kazandırdı. Ayrıca Murat’a göstermiş olduğu sarı kart da yerinde idi. Lakin karşılaşmanın son dakikalarında nasıl olduğunu anlamadığım bir olay yaşandı. Oyun bir durdu bir devam etti, hakemin düdüğü duyuldu ama bu düdük ne içindi anlamadım. Düdük sonrası oyuncular bile ne olduğunu anlamadı tabi ki, herkeste bir duraklama oldu ve hakem oyuna devam ettirerek, çaldığı düdük ile örtüşmeyen bir karar aldı ve bu karambol de Murat takımının 4.cü golünü kaydetti. Real Üretim, yaşadığı şoktan kurtulamadan pozisyona şiddetle karşı çıktı fakat bu itiraz durumu değiştirmedi. Yine de Real Üretim’in maçı o dakikadan sonra bırakıp Altınayaklar’ın 5.ci golünde hiçbir şey yapmaması Fair Play’e yaraşmayacak bir tepki olarak değerlendirebiliriz. Hakem kararının yanlış olması bile maça küsmenin bir nedeni olamaz. Bana göre bu sergilenmemesi gereken bir davranıştı. Eminim Merkez Kurul bu konuda gerekeni yapacaktır.

Sonuç olarak, çekişmelerin yer aldığı, hırs ve heyecan ile birlikte stresin de olduğu iki karşılaşma seyrettik dün akşam. Sultanbeyli’de oynanan maçta da bir fark olmadığı kanısındayım. Sanırım bizleri bol çekişmeli, güzel maçlar bekliyor. Tekrar tüm takımlara buradan iyi şanslar diliyorum. Herkese iyi günler…

Saygılarımla,

Tolga YANGIN
Bağımsız Gazeteci-Yazar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder