27 Nisan 2010 Salı

Altınayaklar Ne "Ayak"?


Dün akşam Sultanbeyli Arenada oynan maçta turnuvanın iddialı takımlarından Altınayaklar seyredenlere bu ne ayak dedirtti. Fenerbahçe’nin Van mağlubiyeti Galatasaray’ın Trömsö elenmesi gibi hezimetleri bile bu kadar dramatik olmamıştır. Maçın başından sonuna kadar sürekli futbolcularına bağıran (bütün gücü çenesinde olan ki yaşlı futbolcuların ortak sendromudur) Kaptan Engin maçın en kötüsüydü. Kazanılan bütün topları kaptırdı, ileride boş boş bekledi takıma hiç yardımcı olmadığı gibi, hava sahasına yaklaşan rakibi görünce de çareyi “hoca hoca geliyor” diye bağırmakta aradı. Engin Bey herhalde bu oyunu kumda oynamakla karıştırdı.


Takımın en iyi oyuncusu Murat ise fazlaca markaj gördüğünden sinirlendi ve gerilimini faul yaparak gösterdi. Ersin ve Fırat etkisiz futbol sergilerken takımın en canlısı 2. devre oyuna giren Selçuk’tu. Ancak onun tek başına gösterdiği performans takımının mağlubiyetten kurtulmasına yetmedi. Birinin çıkıp “Engin Altınayakların koktu be gülüm” demesinin vakti gelmiştir. Umarım deneyimli kaptan (hem futbol hem de yaş olarak) bu hezimetten gerekli dersleri çıkarır bundan sonraki maçlarda aynı hatayı yapmaz. Yok maçta olduğu gibi bütün suçu hakemde aramaya devam ederse bu turnuvayı sonuncu bitirme olasılığı dünkü maçı kazanabilme olasılığından daha fazladır.

Dünkü Sevkiyat deponun ARSLANLARINI tebrik etmeden geçersek en başta futbol değerlerine daha sonra onlara büyük haksızlık yapmış oluruz. Bütün maç boyunca her oyuncu 2 kişilik koştu ve sürekli paslaşma, yardımlaşma galibiyeti getirdi. Bir de sanırım Engin beyin maçın başında “-Size fark atarız, - Maç sonu muhtemelen dağılırsınız bir ikinizi takımıma alırım” gibi ters motivasyon yapan cümleler de etkili olmuştur ki takımın oyuncuları saygılarından cevap vermediler ancak takım kaptanları “Engin Bey, Maçın sonunda bu söylediklerinizi unutmayın da konuşalım” dedi. Gerçi onun dediği de olmadı Engin Bey daha maçın bitimine 4 dakika vardı maçı bırakıp öyle bir kaçtı ki görene aşk olsun.

Bu arada SVK Gücü geçen seneden çok farklı bir görüntü sergiledi. Özellikle Murat Yağcı ve Murat Tepe’nin takıma katılmaları ile birlikte takım bambaşka bir görüntü kazanmış. Özellikle orta sahadaki Şevket sadece cüssesi ile değil oyun zekâsı ile de katkı sağladı. Maçı 3-0 kazanan SVK Gücü turnuvanın en iddialı takımlarından biri olduğunu ispatladı. SVK Gücü’nün özellikle tüm maç boyunca yorulmadan, çift ciğerli gibi koşması akıllara doping kontrollerini getirdi.

Hüseyin POLAT

5 yorum:

  1. SVK GÜCÜ OLARAK HER TÜRLÜ DOPİNG KONTROLÜNE AÇIĞIZ.BİZ DAHA ÖNCEDE OLDUĞU GİBİ SADECE SAHA DA KONUŞMAKTAN YANAYIZ.SVK GÜCÜ OLARAK HAKEMLERE KARŞI İTİRAZ EDİLMEMESİ VERDİĞİ KARARLARA SAYGI GÖSTERİLMESİNİ İSTİYORUZ. YAPTIĞINIZ GÜZEL YORUMLARA TAKIM ARKADAŞLARIM ADINA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
    SVKGÜCÜ TAKIM KAPTANI
    ŞEVKET EREN

    YanıtlaSil
  2. Editör'e not: Hakemlerin takımlar ile ilgili yorumları tarafsızlığın çiğnendiğini anlatan en önemli kanıttır. Gerçek niyeti daha iyi ne anlatabilir bilmiyorum.

    Bir dost...

    YanıtlaSil
  3. Sn. Bir dost, Niyetler maç kazandırmaz yada kaybettirmez. Maçı kazandıran yada kaybettiren, sahada uyumlu, İstekli ve inançlı bir ekip ruhuyla mücadele edebilen yada edemeyen takımlardır.

    Aksi halde yarın çok duyacağımız "Altınayaklar öldü başınız sağ olsun" cümlesine "dostlar sağ olsun" cevabına şimdiden hazırlanın sayın bir dost.

    DOST Acı söyler...

    YanıtlaSil
  4. bu güzel demeci için hüseyin beyi tebrik ediyorum ama tarafsız olması gereken bir hakem olarak turnuvayı yönetecek hakemlerin bir takımı yere vurup diğerini yüceltmesinide kınıyorum.
    adını açıklamaktan kaçınmayan
    Ersin ERNA

    YanıtlaSil
  5. Görev başındaki bir hakemin bu satırları kaleme alması bence yersiz olmuş! Hüseyin Bey'i kınıyoruz.

    YanıtlaSil